Deniz seviyesindeki küçük değişiklikler, okyanuslarda fosfatın erişilebilirliğini etkiledi ve bu da deniz canlılarının büyümesini ve karbonun deniz tabanına birikimini doğrudan etkiledi. Yüksek deniz seviyelerinde kıyı platoları fosfatı tutuyor, bu da açık denizdeki biyolojik üretimi azaltıyor ve atmosferde karbondioksit birikmesine yol açıyordu. Düşük deniz seviyelerinde ise fosfat daha fazla açık denize ulaşarak canlıların büyümesini teşvik ediyor, ölü organik maddelerin çürümesiyle oksijen azalan bölgeler oluşuyor ve bu bölgeler karbonu daha fazla deniz tabanına gömüyordu.
Araştırmacılar, en etkili karbon birikiminin deniz seviyesinin günümüzden 10 ila 40 metre yüksek olduğu bir aralıkta gerçekleştiğini buldu. Bu "mükemmel noktada", oksijen azalan bölgeler organik zengin kıyı çökeltileriyle örtüşüyor ve karbonun kalıcı olarak depolanması için sürekli bir geri bildirim döngüsü oluşuyordu. Bu mekanizma, Eosen dönemi gibi yüksek deniz seviyelerinde devre dışı kaldığında, atmosferde karbondioksit birikimi ve küresel ısınma yaşanıyordu.
İyot-kalsiyum oranı yöntemiyle eski okyanus oksijen seviyeleri ölçüldü ve bu veriler, fosfat döngüsünün iklim üzerindeki rolünü doğruladı. Bu keşif, Dünya'nın iklim sisteminin nasıl kendini düzenlediğini anlamada yeni bir çerçeve sunuyor.
