Sosyal medya platformları, uzun yıllar boyunca kendilerine özgü kimlikleriyle tanındı. YouTube, televizyon programları ve film klipleri için bir platformdu; Instagram, fotoğraflar için; Netflix, HBO'ya benzer bir on-demand hizmeti sunmaya çalışıyordu. Ancak, akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanıcılar telefonlarının dikey formatına uygun içerikler oluşturmaya başladı. Selfiler, dikey bir sanat forması haline geldi ve bu format, kullanıcıların ekranlarını daha iyi doldurması ve daha kolay bir şekilde fotoğraf çekmesi nedeniyle tercih edilmeye başladı.
Snapchat, bu trendi ilk keşfeden platform oldu. 2013 yılında Stories özelliğini tanıtarak, kullanıcıların günlerini arkadaşlarıyla paylaşmalarına yeni bir yol sundu. Bu özellik, kısa sürede büyük bir başarıya ulaştı ve Instagram tarafından 2016 yılında kopyalandı. Instagram'ın CEO'su Kevin Systrom, Snapchat ve Evan Spiegel'e bu özelliğin başarısının onlara ait olduğunu kabul etti. Stories, artık sadece bir sosyal ağın özgü özelliği olmaktan çıkıp, tüm platformlarda yaygınlaşmaya başladı.
Dikey videolar, Stories'in bir parçası olarak başlayıp, zamanla platformların en önemli içerik formatı haline geldi. Bu videolar, sonsuz kaydırma ve reklam entegrasyonu için mükemmel bir ortam sağladı. Facebook, Instagram'da Stories'i etkinleştirdikten kısa bir süre sonra, reklamları bu özelliğe entegre etti. Stories'in rastgeleliği, reklamların daha az rahatsız edici görünmesini sağladı ve bu da platformlar için daha kazançlı bir ortam yarattı.
