Dünyanın yalnızca iki tam dodo kafatasından biri olan Kopenhag'deki örneği, araştırmacıların bu kuşun çevresini algılama ve hareket etme şekli hakkında yeni ipuçları bulmasına yardımcı oluyor. Bu tarama, dodo'nun beyninin bulunduğu boşluğu dijital olarak yeniden oluşturdu ve bu kuşun günümüzdeki güvercin ve kekliklerden farklı bir şekilde çevresini algıladığını gösterdi. Dodo, tam ışıkla sınırlı kalmadı ve şafak ile batak saatlerinde de aktif olabilirdi. Ayrıca, kokusuna daha fazla güvenmiş ve büyük üst gagasıyla çevreden daha fazla dokunsal bilgi toplamış olabilir.
Dodo'nun kafatası, günümüzdeki herhangi bir kuştan farklıdır, bu da onu hem ilginç hem de yorumlaması zor kılar. İki tam dodo kafatasının dijital yeniden oluşturulması, hangi özelliklerin bu tür için karakteristik olduğunu belirlemek için daha güçlü bir temel sağlıyor. Bu, dodo'nun nasıl yaşadığına dair ipuçları veriyor.
Dodo, uzun yıllardır zeka mitleriyle ilişkilendirilmiştir, ancak bu tarama sonuçları, bu kuşun günümüzdeki güvercin ve kekliklere göre zeka düzeyinde bir eksikliğe sahip olmadığını gösteriyor. Bu bulgular, dodo'nun ekolojisi ve davranışları hakkında daha iyi bir anlayış sağlamaya yardımcı oluyor.
