Rissho Üniversitesi'nden Prof. Hitoshi Yamamoto liderliğinde yapılan bir araştırma, COVID-19 pandemisi sırasında medya şüpheciliğinin aşı komplo inançlarıyla nasıl ilişkilendiğini inceliyor. Beş yıllık bir panel araştırması verilerini analiz eden ekip, aşı komplo inançlarının en az iki farklı yönü olduğunu tespit etti: kurumlara olan güvensizlik ve aşırı olasılıksız iddialar. Kurumlara olan güvensizliğe dayalı komplo inançları, geleneksel medyaya olan sürekli şüpheciliğe daha çok bağlıydı.

Araştırmacılar, aşıların mikroçipler içerdiği gibi aşırı iddiaları destekleyenlerin sayısının oldukça az olduğunu, ancak bu tür iddiaların sosyal medya gibi çevrimiçi ortamlarda daha belirgin görünebileceğini belirtti. Japonya'da yapılan bu çalışı, medya ortamının diğer birçok Batılı ülkeye göre daha az politik olarak bölünmüş olduğu bir ortamda bile komplo inançlarının ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Yamamoto, komplo inançlarının genellikle aşırı iddialara odaklanıldığını, ancak daha yaygın komplo düşüncelerinin kurumlara ve geleneksel medyaya olan sürekli güvensizliğe bağlı olduğunu vurguladı. Yanlış bilgilerin düzeltilmesinin yanı sıra, güvensizliğin nasıl geliştiğini ve sürdürüldüğünü anlamak da önemlidir.