Yeni bir çalışma, dünya çapında 18.000’den fazla orman parçasını inceleyerek, slash-and-burn tarımın çevreye verdiği zararın yaygın inanışın aksine daha sınırlı olduğunu ortaya koydu. Bu yöntem, özellikle Orta ve Güney Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’da uygulanan, orman alanlarını geçici olarak temizleyip sonra bırakarak toprağı yeniden canlandıran bir tarım sistemi. Topluluklar, komşuların birbirlerine yardım etme alışkanlıkları sayesinde arazi kullanımını doğal olarak dengeliyor. Büyük alanlar için yardım istenirse, komşular yardım etmeyerek bu uygulamayı sınırlıyor.

Araştırmacılar, bu davranışın Elinor Ostrom’un öne sürdüğü sosyal yaptırımlarla açıklanabileceğini belirtiyor. Formal kurallar yerine, topluluklar arasında paylaşılan beklentiler ve işbirliği reddi, ormanların aşırı tahribatını önüyor. Bu süreç, ormanların parçalı, fraktal desenlerle kaplı bir görünüm oluşturuyor.

Ayrıca, araştırmacılar, orta düzeydeki müdahalelerin orman biyoçeşitliliğini artırdığını keşfetti. Tarım alanlarının dinlendirilme dönemlerinde oluşan yeni ekosistem nişleri, farklı türlerin yaşamını destekliyor. Bu bulgular, mevcut konservasyon politikalarında henüz dikkate alınmayan bir avantaj sunuyor.