Giovanni Kanter gibi bazı gençler, sanatla erken yaşta iç içe yaşamıştır; ailelerindeki sanatçılar ve çocukluk boyu gezilen galeriler, onların sanat anlayışını şekillendirmiştir. Ancak bu durum genel bir kural değil. Çoğu genç, sanatla temastan yalnızca okul gezileri veya nadir aile ziyaretleri yoluyla haberdar oluyor.
Bu nedenle müzeler, yalnızca eserleri sergilemekten ziyade, ziyaretçilerin sanatla etkileşim kurmasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Londra'dan Hilary Knight, müzelerin artık "bilgi kuleleri" değil, tartışma ve deneyim odaklı mekanlar haline geldiğini belirtiyor.
Amsterdam'daki Van Gogh Müzesi, işletme akademisyenleriyle uzun vadeli bir iş birliği başlatarak ziyaretçi verilerini analiz ediyor. Bu veriler, sergi düzenlemesi, etkileşimli içerik ve geziden sonra geri bildirim süreçlerini iyileştirmek için kullanılıyor.
