Ağustos 2023'te, Alman araştırma gemisi METEOR, Milos Adası yakınlarında yeni hidrotermal sistemleri keşfetmek amacıyla M192 seferine yelken açtı. Üç yıl sonra yapılan yeni bir çalışma, bu seferin sonucunda yapılan şaşırtıcı keşifleri vurguluyor. 100 ila 250 metre derinliklerdeki yeni keşfedilen hidrotermal sistemde, araştırmacılar, farklı yoğunluklardaki hidrotermal sıvı akışının mikroorganizma topluluklarını nasıl şekillendirdiğini ve deniz tabanındaki mineral oluşumunu nasıl kontrol ettiğini gösterdi.
Milos çevresinde, birbirine göre yakın mesafelerde iki temel farklı hidrotermal vent türü bulunuyor: yavaşça diffüzlenen sıvılar ve yoğun bir şekilde venting eden sıcak sıvılar. Bu iki hidrotermal rejim, mikroorganizmalar için tamamen farklı habitatlar oluşturuyor. Diffüz sıvı akışının baskın olduğu bölgelerde, deniz suyu, çökmüş sedimentlere birkaç santimetre derinliğe kadar sızıyor. Deniz suyunun sedimentlere sızması, çözülmüş sülfat sağlıyor, bu da sülfat indirgeyen mikroorganizmalar tarafından kullanılıyor. Bu metabolizma, sediment içinde piritin oluşumunu teşvik ediyor.
Diğer yandan, yoğun venting ile sıcak, asitli sıvılar çıkartıldığında, sülfat zengin deniz suyu bulunmuyor.
