Connor Storrie'nin 'Heated Rivalry' dizisinden sonraki ilk sinema filmi 'April X', yazar-yönetmen Michel K. Parandi'nin uzun metraj yönetmenlik 데뷔 yapımı olarak sinemalarda gösterime girdi.

Film, Bucharest'ın yıpranmış brutalist bloklarını kullanarak klonlama ve organ kaçakçılığı konulu gri bir distopya tasvir ediyor ancak 'Blade Runner' ve 'Strange Days' gibi klasiklerden ödünç aldığı öğelerle orijinelliğinden yoksun kalıyor. Storrie'nin çiftler Baxter ve April rollerini canlandırdığı film, kardeşin kaybolması ve klonlanması üzerine kurulu egzistansiyel sorulara rağmen karakter derinliği eksikliği nedeniyle duygusal bağ kuramıyor.

Parandi'nin teknik yeteneği ve düşük bütçeyle çekim başarısı dikkat çekerken, Jack Coulter ile birlikte yazdığı senaryo 'turbid ve ilgisiz' bir etki yaratıyor. Film, benzer temaları işleyen 'Hot Spot' gibi yapımların bile daha hayalperest olduğunu gösterirken, Storrie'nin hayranları dışında geniş kitleleri çekmesi zor görünüyor.