19. ve 20. yüzyıllar boyunca Batı ve Orta Avrupa'da neredeyse tamamen yok olma tehlikesine uğrayan gri yaban maymunları, katı koruma önlemleri sayesinde son iki dekada nüfuzunu artırdı. Bu durum, hayvansal hasada zarar görmesi riskiyle farmerlar arasında toplumsal gerilimleri yeniden tetikledi. Tokyo University of Agriculture and Technology'ten Emu-Felicitas Ostermann-Miyashita tarafından yapılan çalışmalar, insan-yaban maymunu uyumu sürdürülebilir kılmak için hayvansal koruma önlemleri ve halk algısının daha iyi anlaşılmasını gerektirdiği ortaya çıkarıyor.
Avrupa Birliği'nin 2024 yılında yaban maymunlarının koruma statüsünü gevşetme kararı, WWF gibi çevre kuruluşları tarafından 'kırılgan iyileşmeyi risk altına sokan' olarak değerlendirilmiş. Konu, 'maymunlar vs. hasat' paradigmasından 'hasatla maymunların birlikte yaşaması' paradigmine mentalite değişikliğinin gerektirdiği vurgulanıyor.
Lethal kontrolün etkinliği hakkında yeterli verinin olmadığı belirtilirken, hasat yerine koruma yöntemlerinin daha etkili olduğu söyleniyor. Sonuç olarak, farklı coğrafyada farklı koşullarda yapılan çalışmaların paylaşılması ve holistik bir yaklaşım geliştirilmesi gerekmektedir.
