NASA'nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, 2026 yılında fırlatılacak ve evrenin 11-12 milyar yıl öncesine ait dönem olan 'kozmik öğle'deki yıldızların kararanlık delikler tarafından parçalanma olaylarını incelemek için optimize edildi. Bu olaylar, 'çekimsel bozulma olayları' (TDE) olarak bilinir ve yıldızlar, süper kütleli kararanlık deliklerin güçlü çekim alanına çok yaklaştığında uzunca ipliklere çekilmiş gibi parçalanır. Bu süreçte ortaya çıkan parlak ışık, galaksinin tüm yıldızlarının toplam ışığından daha parlak olabilir.

Önceki araştırmalar, evrenin erken dönemlerinde bu tür olayların nadir olduğunu öne sürmüştü, çünkü o dönemdeki kararanlık deliklerin kütlesi yıldızları parçalayacak kadar büyük değildi. Ancak yeni bir çalışma, bu olayların kozmik öğle döneminde daha sık gerçekleştiğini gösteriyor. Roman, 90 tam ay kadar bir gökyüzü bölgesini tekrar tekrar gözlemleyerek, binlerce TDE'yi tespit etme potansiyeline sahip.

Bu veriler, süper kütleli kararanlık deliklerin 'hafif tohum' (yıldız çökmesinden oluşan) veya 'ağır tohum' (doğrudan gaz bulutlarından oluşan) olarak nasıl oluştuğunu anlamada kritik olacak. TDE sıklığı, bu deliklerin kütlesini ve evrenin erken dönemlerindeki dağılımını ortaya çıkararak, James Webb Uzay Teleskobu'nun gözlemleriyle çelişen bu erken süper kütleli kararanlık deliklerin büyüme mekanizmasını aydınlatmayı hedefliyor.