Yeni televizyon modelleri, üreticiler arasındaki artan rekabet ve maliyetleri düşürmek için yapılan tedarik zinciri iyileştirmeleri sayesinde önceki yıllara göre çok daha uygun fiyatlara satılmaya başlandı. Bu durum, tüketicilerin yeni bir cihaz almak için çok fazla para harcamak zorunda kalmadan güncel teknolojiye erişimini sağladığı için, kullanılmış bir TV'ye ödemeye hazır olma eğilimini azalttı.

İkinci el değerini etkileyen en belirgin faktörler arasında ekran boyutu ve marka itibarı yer alır; daha büyük ekranlı ve tanınmış markalı TV'ler, küçük veya bilinmeyen üreticiden gelen modellerle karşılaştırıldığında satış şansı daha yüksektir. Ancak bu avantaj da sadece sınırlı bir fiyat artışı sağlar, çünkü alıcılar hâlâ yeni modellerle karşılaştırıldığında teknik olarak geride kalabilecek bir ürün görürler.

Teknolojinin hızlı yenilenme döngüsü, birkaç yıl önceki modelleri hızla eski görünür hale getirir; bu yüzden sadece koleksiyoncuların ilgi çektiği vintage veya sınırlı seri TV'ler önemli bir ikinci el fiyatı talep edebilir. Satış dışında, eski TV'yi üreticinin geri dönüşüm veya refurbish programına iade etmek veya bir kuruma bağışmak gibi alternatifler, değer kaybını minimize etmeyi amaçlayan kullanıcılar için daha pratik olabilir.